İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Zorunlu Açıklama

10 Şubat 2021’de Halk TV’de Ayşenur Arslan ile Medya Mahallesi programında kullandığım bazı teşbihlerin bağlamından koparılıp başka bir şekilde anlamlandırıldığını, Peygambere ve İslam’a hakaret olarak nitelendirildiğini şaşkınlıkla ve üzüntüyle gözlemlemekteyim. 

Değerlendirdiğim konu, özgürlüklerin korunması ve iktidarın hakkaniyet sınırları içinde  makul bir şekilde hareket etmesini sağlamak için iktidarın sınırlandırılması ve denge ve denetim sisteminin neden gerekli olduğuydu.

Hz. Muhammed’in ve Hulefa-i Raşidin’in “hak yoldan şaşma”, “adaletsizlik” ve “zulüm” konularındaki korku ve duyarlılıklarını, Allah’a yakarışlarını, hukuka, topluma ve adalet mekanizmalarına karşı kendi sınırları içinde kalma gayretlerini, büyük cihadın insanın kendi nefsiyle yapacağı cihat olduğu beyanını bilen kişiler, aynı zamanda Lord Acton’un her bir Anayasa hukuku dersinde aktarılan “güç yozlaştırır, mutlak güç mutlaka yozlaştırır!” ifadesindeki yaklaşımını da çok iyi anlayabilir ve özünde aynı gerçeğe işaret ettiğini bilir. 

Konuşmadaki ifadelerim bu gerçekten hareketle, meselenin iktidardaki kişilerin kim olduğuyla ilgili olmadığını, sınırsız bir iktidarın herkesi yozlaştıracağını, makul duruşu kaybettireceğini ve bunun hem yönetilenler hem de  yönetenler için tehlike olduğuna yönelik tarihsel gerçeği hatırlatmaktadır. Daha önce katıldığım AKP yönetim toplantılarında, milletvekilleri ve siyasetçileriyle veya AKP seçmeniyle yaptığım konuşmalarda dahi, “kuvvetler ayrılığı” ile “denge ve denetim” konularına ilişkin yaklaşımımı aktarırken onlar için çarpıcı hale getirmek ve akılda kalmasını sağlamak için aynı teşbihleri defalarca kullandım. O dönem hiç kimseden tepki almayan bu teşbihin bugün peygambere hakaret olarak etiketlenip dolaşıma sokulması, muhtemelen programın tamamı veya en azından ilgili kısmı dinlenmeden yapılabilecek bir şeydir.

17 yıldır görüş ve yaklaşımlarımı kamuoyuyla paylaşmaktayım. Anayasa Mahkemesinde ve sonraki sivil toplum, akademisyenlik ve siyaset uğraşlarımda aldığım tutum herkesin bilgisinde, internet ortamında ulaşılabilir vaziyettedir. Bu süreçte hukukun üstünlüğü, demokrasi ve özgürlük esasları çerçevesinde mütedeyyinlerin, İslamcı camianın ve muhafazakarların da inanç özgürlüklerini nasıl savunduğumu bir daha anlatmayı zül addederim. Hatadan münezzeh değilim, ama geçtiğimiz 17 yıla dair hafızasını kaybetmemiş hiç kimse peygamberlere ve insanların kutsallara hakaret etmeyeceğimi çok iyi bilir. 

Kamuoyuna ve ilgililere saygıyla duyurulur.

Osman Can

12 Yorum

  1. Mücahit KOÇAK Mücahit KOÇAK 12 Şubat 2021

    Osman Can, ben bir ilahiyatçıyım. Sizi uzun zamandır kamuoyuna yansıyan yönünüzle tanıyorum ve hiçbir inanca, değere, kutsala hakaret etmeyeceğinize şahitlik edebilirim.

    • Osman Can Osman Can Yazar | 12 Şubat 2021

      Çok teşekkür ederim Mücahit Bey. Saygıyla

  2. İlhami ACUN İlhami ACUN 12 Şubat 2021

    Hocam sizi muhafazakar bir Uzman Eğitimci ve İş Güvenliği Uzmanı olarak takip ve beğeni ile izliyoruz.
    Takılmayın siz bunlara Rab bim akıl ve ihsan eylesin.

  3. İskender Kanat İskender Kanat 12 Şubat 2021

    Saygıdeğer Osman hocam, hukuk öğrencisi olarak fakültenin birinci sınıfında Anayasa dersini sizlerden aldığım için kendimi çok şanslı görüyorum. Sizlerle girdiğim her dersin tadı bambaşka bir boyutta, farklılıkta ve güzellikteydi. Beraberce geçirdiğimiz tüm derslerde sizlerin hiçbir dine yönelik hakaret ettiğinizi duymuş değilim. Hatta olumsuz bir tavır bile söz konusu olmadı. Saygı ve sevgiyle….

    • Osman Can Osman Can Yazar | 12 Şubat 2021

      Sevgili öğrencilerimin şahitliği her şeyden daha değerli, teşekkür ederim.

  4. Haki Haki 12 Şubat 2021

    Sayin Osman Can,

    Hukukcu olmasam da sizi uzun zamandir takib ederim. Bilginize, dusuncelerinize cok saygim var. Alaninizda sizi Turkiyenin en vasifli insanlarindan biri olarak goruyorum. Peygamberlik makamina, hangi dinden olursa olsun insanlarin inanclarina hakaret etmiyeceginizi da biliyorum ancak her sey ragmen, nacizane, kullandiginiz ‘Peygamber de olsa yozlasir’ manasindaki sozunuzun, dinimizde Peygamberlik makaminin yerini ve dahi Peygamberlerin pratigini ele aldigimizda, -hususi olarak, ta hem maddi hem de manevi otoriteyi temsil etmis olmasi hasebiyle Hz. Muhammed sav’e baktigimizda, herhangi bir yozlasmanin hic bir sekilde mumkun olamiyacagini gormekteyiz. Hz. Muhammedin her turlu yetki ve gucu vardi fakat onun kisiliginde, davranislarinda peygamberlik oncesi ve vahye muhattap olup Peygamberligini ilan ettikten sonraki donemde hergangi bir tutarsizlik veya yozlasma gormek mumkun degildir.

    “Tesbihte hata olmaz” sozunu daha cok ‘tesbih o kadar onemlidir ki hata yapmaya gelmez’ olarak anlayan bir kisi olarak soylediklerinizi arkasinda kotu bir niyet aramadan, bir ‘surc-i lisan’ olarak gormekteyim.

    Saygilar

    • Osman Can Osman Can Yazar | 12 Şubat 2021

      Sayın Haki Bey,
      samimi değerlendirmeniz ve eleştirileriniz için teşekkür ederim. Konum Hz. Muhammed’in yozlaşabilmesi değildi zaten. Sınırsız ve kontrolsüz iktidarın iktidarı elinde bulunduranlardan bağımsız olarak yozlaştırıcı etkisine ve bu nedenle de sınırlandırmanın ne kadar hayati olduğunu göstermeye çalıştım. Sevgi ve saygı ile

  5. Mustafa öztürk Mustafa öztürk 12 Şubat 2021

    Merhabalar sayın hocam.AYM döneminde raportörlük sürecinden bu yana sizi yakinen takip ederim.Bu güne kadar bırıkın Hz.muhammed’e hakaret etmeyi,hiç bir insan hakkında olumsuz bir kelimeni bile duymadık.Mesele özü itibariyle,Sizin gibi demokrasiyi,Hukuku,insan haklarına saygıyı savunan değerli aydınlara itibar suikastı yapmak ve bu değerleri savunanları yıldırmak veyahutta geri adım attırmak….Selamlar Saygılar hocam.

  6. Ömer Keskinsoy Ömer Keskinsoy 12 Şubat 2021

    Sn. Hocam malesef meyveli ağaçların taşlandığı ve doğru söyleyenlerin dokuz köyden kovuluduğu anlara ve örneklere tanık olabilmekteyiz. Mefkure dünyanızın ağır geldiği bir güruh her zaman olabiliyor ne yazık ki

  7. Osman Şimşek Osman Şimşek 13 Şubat 2021

    Sayın Can,
    Sizi, çok uzun zamandır, muhtelif medya organlarında ve siyasi döneminizden beri takip ederim. Görüşlerinizi bilir ve bende o görüşlerinize katılıyorum. Halk Tv’deki bahse konu programınızı baştan sona izledim. Kimseye ve hiç bir inancın kutsallarına yönelik hakaret veya alay edici bir cümlenize rastlamadım.
    Bu vesileyle bir sorum olacak, Anayasa Mahkemesinin bir iptal kararını MEB tam 6 (altı) yıldır uygulamadı. Nasıl bir yol takip edebilirim.

    • Osman Can Osman Can Yazar | 15 Şubat 2021

      Nasıl bir iptal kararı olduğuna bağlı olarak değişir. Sizin için hak tesis edici bir sonuç doğuruyorsa dava yoluna gidebilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir